Sabiha Gökçen Uluslararası Havalimanı’nda gerçekleştirilen titiz güvenlik çalışmalarında, Düsseldorf’tan gelen iki kadın yolcunun valizleri dikkat çekici bir operasyonla incelendi. Valizlerde bulunan şarap şişeleri, ilk bakışta orijinal ve özellikli ürünler gibi görünüyordu. Ancak uzman ekipler detaylı inceleme sonucunda, bu şişelerin mükemmel bir şekilde doldurulmuş ve kapaklarıyla etiketleri orijinalmiş gibi düzenlenmiş olduğunu tespit etti. Bu titiz çalışmanın amacı, uluslararası güvenlik önlemlerinin yanı sıra, özellikle sınır ötesi uyuşturucu kaçakçılığını engellemeye yönelik kontrollerdi.
İşte burada devreye narkotik dedektifleri devreye girdi. Valizlerdeki şarap şişeleri özel olarak detaylı bir şekilde incelendiğinde, dip kısımlarında normal şarapta bulunmayan kristalleşme ve farklılıklar görüldü. Bu belirgin bulgu, uzmanları uyuşturucu taşıyan bu şişelerin içine gizlenmiş çok değerli bir madde olabileceği yönünde şüphelere sevk etti. Yapılan doğrulama ve analizler sonucunda, şişelerin aslında sıvı metamfetaminlerle doldurulduğu anlaşıldı. Toplamda 4 şişe, yaklaşık 10 kilo 300 gram uyuşturucu madde içeriyor ve iki şüphelinin valizlerinde bu miktarda antinarkotik operasyonunu güçlendirdi.
Operasyon sırasında ele geçirilen sıvı şekerdü ve şişeler orijinalliği bozulmayacak şekilde kapakları ve etiketleriyle düzenlenmişti. Bu sayede, suç örgütleri, içeriğin yasalara aykırı olduğunu fark edilmeden, içki gibi göstererek göndermeye çalışıyordu. Yetkililer, şişelerin dip kısımlarındaki kristalleşme ve diğer olası işaretler sayesinde, bu alışılmadık sevkiyatın detaylarını ortaya çıkardı. Gözaltına alınan iki kadın, emniyette sorgulandıktan sonra adli makamlara sevk edildi ve çıkarıldıkları mahkeme tarafından tutuklandı. Böylece, hem uyuşturucu ticaretine yönelik önemli bir darbe vurulmuş, hem de uluslararası uyuşturucu ile mücadele faaliyetlerinin etkinliği bir kez daha gözler önüne serilmiş oldu.
